|
ANZER BALI
Anzer Balı
Türkiye’de üretilen ve Dünya çapında tanınan eşsiz bir
baldır.450-500 çeşit kır çiçeği bulunan (bunların içinde 80-90
tanesi sadece Anzer’de yetişmektedir) Anzer Yaylasında elde
edilen bu bal,çeşitli hastalıklara şifası ile
ünlüdür.
Haziran ayının ilk haftası ile birlikte kısmen
karlı bölgelerde kardelenlerin açmasıyla bahara ve yeşilliğe
ilk adımını atan Anzer, müthiş güzelliğini Haziran ayı ile
başlayıp Temmuz ayında zirveye taşıyıp Ağustos Ayında
tamamlar. Haziran Ayının son haftasında gözlerini çiçeklere
açan arılar, Ağustos Ayının ortasına kadar ballarını
tamamlarlar.
Anzer Balı sadece Çiçekli Köyü(ANZER) ve Ballıköyden elde edilmektedir.
Anzer Yaylası’nda
üretilen balların tescilli markası olan Anzer Balı adıyla
satılabilmesi için Hacettepe Üniversitesi’nde yapılan
tahlil sonuçlarında Anzer florasından oluşan özellikleri
taşıması gerekiyor.Yapılan tahlil sonuçlarında Anzer
florasına uygun olduğu tespit edilen ballar kooperatifimiz
tarafından etiketlenip ağızları mühürlenip satışa
sunuluyor.
Bu yüzden gerçek anzer balı almak istiyorsanız
kooperatifimizden alabilirsiniz.
YAPILAN
KLİNİK ARAŞTIRMALARDA ANZER BALININ FAYDALARI
·
Ağrı ve
sancıların giderir,
·
Ameliyat yaralarını
erken kapatır
·
Damar
sertliğini ve Damar tıkanıklığını yok eder,
·
Erken teşhiste
kanser hastalıklarında tedavi edicidir,
·
Ağız yaralarını
iyileştirir,
·
Cilt
bozukluğunu,Cilt lekelerini giderir,
·
Cinsel gücü
artırır,
·
Akciğer
hastalıklarını iyileştirir,
·
Bademcik
iltihabını yok eder,
·
Bağırsak
düzensizliklerini ve iltihabını giderir,
·
Büyüme ve gelişmeyi
hızlandırır,
·
Beyin
hastalıklarının iyileştirir,Felç ve sinir hastalıklarını
giderir,
·
Gelişimi
hızlandırır,
·
Hazmı
kolaylaştırır,
·
Hafızayı
güçlendirir,
·
İshali
keser,
·
İştah
açar,
·
Kabızlığı
Giderir,
·
Kalp damar
hastalıklarını tedavi eder ,
·
Kanı
temizler,
·
Kasları güçlendirir ve
Kemikleri
kuvvetlendirir,
·
Kısırlığı
giderir,
·
Mide ülseri
bağırsak hastalıklarında tedavi edicidir,
·
Nezle ve girip
hastalığında tedavi edicidir,
·
Saç dökülmesini
önler ,
·
Sarılık,
hepatit B,C, hastalıklarında tedavi edicidir,
·
Vücudun halsizliğini
giderir,
·
Öksürüğü ,astım
hastalığını tedavi eder,
·
Prostadı
önler,
·
Sedef
hastalığını tedavi eder,
Özellikle çabuk enerjiye dönüşen hazır
bir gıda olması nedeniyle, yüzme, dağcılık, atletizm,
basketbol, futbol, halter, bisiklet yarışı gibi sporlarla
meşgul olan kimselere güç vermek ve yorgunluklarını
hafifletmek içinde kullanılabilir.
ANZERBALI
KULLANMA TALİMATI
-
Büyüklere: Sabah Akşam yemeklerden en az
bir saat önce aç karnına bir çorba kaşığı
-
Küçüklere : Sabah Akşam yemeklerden en az
bir saat önce aç karnına bir Şeker kaşığı
-
Bebeklere : Sabah Akşam yemeklerden en az bir
saat önce aç karnına bir Çay kaşığı
Bal Hakkında Genel
Bilgiler
BALIN TANIMI: Bal Arılar
tarafından çiçeklerden ve meyve tomurcuklarından alınarak
yutulan nektarın arıların bal midesi denilen organlarında
INVERTAZ enzimi sayesinde kimyasal değişime uğramasıyla oluşan
ve kovandaki petek hücrelerine yerleştirilen çok faydalı bir
besindir. Nektar bala çevrilirken arılar sağladıkları invertaz
enzimi sayesinde sakkarozu inversiyona uğratarak früktoz ve
glikoz şeklinde basit şekerlere dönüştürür ve fermantosyonun
meydana gelmesini önleyecek miktarda suyunu uçururlar.
Kovandaki hücrelere yerleştirilen ve üzeri mumdan bir kapakla
örtülen bal arılarca sağlanan özel havalandırma sistemi
sayesinde bildiğimiz tat ve kıvama gelir.
httb://www.atd.ucas.edu/homes/cook/mead/danspaper.htm)
Balın rengi, şeker dengesi ve
tadındaki farklılık tamamen toplanan nektarlardan
kaynaklanmaktadır. Balın kokusu ,çiçeklerdeki aromalı volatin
yağı verir ki bu aynı zamanda çiçeklerin kokularını sağlayan
yağdır. Bal üretimi çok büyük bir çaba gerektirir. Örneğin ½
kg ham nektarı toplamak için 900 arının bir gün boyunca
çalışması gerekir .Toplanan bu nektarın ise ancak bir kısmı
bala çevrilebilir. Çiçeklerdeki nektardan elde edilen balın
miktarı tamamen getirilen nektarın şeker konsantresine
bağlıdır.
BALIN
İÇERİĞİ
Balın hiç şüphesiz ilk
akla gelen özelliği tatlı olmasıdır. Bunun sebebi balın
içindeki üç şekerdir. Üzüm şekeri (% 34) ,Sakroz (%2) ve
levulose (Meyve şekeri % 40 ) Bundan başka balın % 17 ‘si su
geri kalan % 7 lik bölümü ise Demir, Sodyum, Sülfür,
Magnezyum, Fosfor, Polen, Manganez, Aliminyum, Gümüş, Albumin,
Dekstril, Nitrojen, Protein ve asitlerden oluşur. Balın
kalitesini ise bu % 7 lik karışım belirler. (Murray Hoyt,The
World of Bees,Coward Menann Inc,NewYork,s
181)
Ayrıca bal
içerisinde on beş şeker tespit edilmiş olup bunlardan bazıları
şunlardır. Früktoz, Glikoz, Sakkaroz, Maltoz, İzamaltoz,
Erloz, Kestoz, Melezitz ve Rafinozdur. Genel olarak
Früktoz şekeri diğerlerinden farklıdır. (http://www.geocities.com/traricilik.html)
Balı bildiğimiz
şekerden ayıran çok önemli bir fark vardır. Şeker ancak
sindirim sisteminde değişime uğradıktan sonra kana karışırken
bal sindirime gerek olmadan çok süratli
bir şekilde kana
karışır. Dolayısıyla bal insan vücudunun en yüksek derecede ve
en hızlı biçimde faydalanacağı şekilde tasarlanmış bir
gıdadır. Ilık su ile karıştırılan balın birkaç dakika içinde
vucuda enerji verdiği tespit edilmiştir. (http://www.harunyahya.org/bilim/balarisi.html)
Balın içinde minerallerin,
şekerlerin ve birçok vitaminin yanısıra az miktarda bir takım
hormonlar, çinko, bakır ve iyot da vardır.
BALIN FİZİKSEL
ÖZELLİKLERİ
-
Bal higroskopik
bir madde olup havadan nem alma özelliğine sahiptir. Havada
%58 rutubet olduğu zaman balda su miktarı %17,4 civarında
olur.
-
Viskozite;akıcılığa karşı koyma
özelliğini ifade eder. Buna balın bünyesi de denir. Ağır
bünyeli bir balın akıcılığı yavaş yani viskozitesi yüksek
olur. Viskozite balın içerisindeki su miktarıyla yakından
ilgilidir.
-
Balın özgül
ağırlığı içerisindeki su miktarı ve sıcaklığa göre
değişmektedir.200°C de balın özgül ağırlığı 1.4225
bulunmuştur.
-
Kırılma
Sayısı;Refraktometre ile ölçülür. Sıcaklık önemli rol
oynadığından bu işlemde 20°C de yapılır ve balın içindeki su
miktarı tayin edilmektedir.
-
Renk;Balın bir
optik özelliği olan renk değişiklik gösterir. Bal renksiz
durumdan koyu kırmızıya kadar değişebilir.
(http://geocities.com/traricilik/standart.html)
BALIN
BİLEŞİMİ
Genel olarak balların
toplandığı değişik bitki kaynaklarına göre farklı aroma
,tat,renk,yoğunluk ve kristalizeye sahip oldukları tespit
edilmiştir. Aynı şekilde ballarda akıcılık kimyasal
bileşimi,şekerler,rutubet,enzimler,vitaminler,asitler,
kollaidal maddeler ve bileşimi bilinmeyen maddeler bakımından
değişik oldukları bildirilmişlerdir.
BALDAKİ
ASİTLER
Uzun yıllar bal içerisinde
sadece formik asit bulunduğu fakat analiz metotları
geliştirilince Asetik, buturik, sitrik, kaproik, laktik,
formik, malik, okzalik, suksiniletannik, tartari ve
velarikasidlerin varlığı tespit edilmiştir. Balın pH
sı3,29-4,87 arasında değişmektedir.
BALDAKİ
ENZİMLER Çeşitli
araştırıcılar balda diyastaz veya amilaz,invertaz, katalas,
aksidas, fosfatas enzimlerini bulmuşlardır. Bu enzimlerin bir
kısmı bitkiden gelmekte bir kısmı ise arının başındaki
bezlerden salgılamaktadır.
BALDAKİ
VİTAMİNLER
Eskiden bal içerisinde
vitamin olmadığı veya çok az olduğu kanaati hakimdi fakat
kimyasal ve biyolojik araştırma metodları geliştirildikten
sonra bal içerisinde çeşitli miktarda, Thiamine, Riboflavin,
Askorbik asit,Pristoksin, Pantotinikasit, Niasin ve az
miktarda Biotin, Folikasit tespit edilmiştir.
BALDAKİ
MİNARELLER
Bal içerisindeki
minarellerin miktarı %0,02 ile %1,0 civarındadır. Bu
minareller Potasyum, Klor, Kükürt, Kalsiyum, Sodyum, Fosfor,
Magnezyum, Silis, Demir, Mangan ve Bakır’dır. Bunlar
içerisinde Potasyum ,Kalsiyum ve Fosfor fazla
bulunmaktadır.
BALDAKİ
PROTEİNLER
Çeşitli araştırmacılar bal
içerisinde az miktarda Albuminoidlerin ve protein yapı taşları
durumunda olan amino asitlerin olduğunu tespit
etmişlerdir.
BALIN KRİSTALİZE
OLMASI
Balın kristalleşmesi
,baldaki dekstrozun,tanecikler haline gelmesi sonucu balın
akıcılığı az veya çok kaybetmesi olayıdır.
Bal üreten , satan veya
yiyen herkes balın zamanla kristalize olduğunu yani
akıcılığını kaybederek sertleştiğini görmüştür. Balın
kristalize olması haline halkımız yanlış olarak şekerlenmiş
değimini kullanır. Bal içerisinde çok çeşitli şekerler vardır.
Halkımız baldaki şekerlerin kristalize olmasına ihtimal
vermeyerek böyle ballara şeker karıştırılmış veya şekerden
yapılmış nazarı ile bakmakta ve büyük bir yanılgıya
düşmektedir. Bu husus bal pazarlaması esnasında alıcı ve
satıcıların karşılaştıkları en önemli mesele olarak devam
etmektedir.
Kristalleşmeyi yapan, bal
içerisindeki glikoz şekeridir. Kristalleşmenin bazı baldaki
glikoz früktoz münasebetine ve su miktarına bağlıdır. Balda
früktoz miktarı genel olarak glikozdan fazladır. Eğer bu iki
şekerden glikoz miktarı nispet olarak früktoza yaklaşırsa bal
çabuk; aradaki fark büyürse geç kristalleşir. Olgunlaşmamış
balda yüzde olarak sakkaroz fazla glikoz daha az olduğu için
yavaş kristalleşir. Fakat olgunlaşmış ballarda ise az miktarda
sakkaroz bulunur.
Ballar 14°C de en fazla
kristalize olmakta, kristalizasyon 5-7°C lerde
başlamakta ve bu derecelerin altında saklandıklarında
kristalleşme gecikmektedir. Petekli ballar süzme ballara
nazaran daha geç kristalize olurlar. Ballarda tanımlanan
kristalleşme olayı balın bir özelliği olup genel özelliği
bozmaz.
(http://geocities.com/traricilik/standart.html)
|